Makaleler
Alzheimer Hastalığı PDF Yazdır E-posta

Alzheimer Hastalığı, 50 yaşından itibaren yavaş bir seyirle her iki cinste de ortaya çıkabilen genetik-ilişkili bir beyin hastalığıdır. Hastalığın en sık ortaya çıkış tarzı tekrarlayıcı bellek kusurlarıdır. Hasta adayı bu kusurların farkındadır ama önüne geçemez. Bir süre sonra bu durum yakınları tarafından farkedilir. Bu aşamada yapılan başvurularda hastalığın erken tanısı mümkündür. Erken tanı da tedavi ve ilerlemenin kontrolu için imkanları arttırır. İlerle-yen hastalıktaki bulgular üç ana grupta toplanır. Bunlar;bellek problemleri,davranış problemleri ve gündelik yaşamı idame problemleridir. Bellek problemi daha çok yakın dönem içinde öğrenilenlerin unutulması ve yeni şeylerin yeterince öğrenilememesi biçiminde ortaya çıkar.
 
Buna karşılık, hastaların çoğu eski olayları net biçimde hatırlıyabilirler. Davranış problemleri kendi içinde iki gruba ayrılır. Bunlar;depresif ya da ona benzeyen yakınmalar ve ajitasyon, irritasyon, paranoya gibi daha aktif davranış bozuklularıdır. Hastalarda gündelik yaşam aktiviteleri giderek etkilenir. Bunlar arasında evde anahtar unutma, yemeğin altını yakma, alışverişte yaşanan karışıklıklar ve kişisel temizlik ve hijyene özen gösterememe gibi bozukluklar vardır.
 
Alzheimer Hastalığı tüm dünyada en sık raslanan bunama hastalığıdır. Her Alzheimer'li bunama belirtileri gösterir ama her bunama Alzheimer Hastalığı değildir. Çünkü bunamaya neden olan ve Alzheimer'le karıştırılabilecek diğer nedenler de mevcuttur. Bunların bir bölümü tedavi imkanları Alzheimer gibi sınırlı hastalıklar olmakla birlikte bir bölümü de tedavisi mümkün durumlardır. Depresyon, tiroid hastalığı, B12 vitamin eksikliği, bazı ilaç etkileşimleri Alzheimer'e benzer tablolar yaratırlar ve bunların tedavisi mümkündür.
 
Genetik Faktörler: Bilim adamları Alzheimer'in sebeplerinin yarısından fazlasına genetik faktörlerin yol açtığına inanıyorlar. Örneğin, apolipoprotein E (ApoE) şeklinde adlandırılan bir protein, bu anlamda önemli sayılabilir. Kanda kolesterol taşımak görevine yardımcı olan ApoE her bireyde bulunur. Bununla birlikte ApoE'nin beyindeki asıl görevi, henüz tam olarak anlaşılamadı. ApoE'nin üç farklı şekli bulunuyor. İlk şekli bir insanı Alzheimer'den koruyacak, diğer şekli ise; hastalığın gelişimine daha elverişli hale getirebilecek özelliklere sahip görünüyor. Bilim adamları, hala ApoE ve onun Alzheimer hastalığındaki rolü hakkında daha fazla şey öğrenmeye ihtiyaç duyuyor. Genetik faktörler, hastalığın nedeni olmak için tek başına yeterli değildir. Kadın ve erkekte hastalığın gelişimini anlamak için bir insanın genetik tanımlaması ile diğer risk faktörleri birleştirilebilir.
 
Alzheimer Hastalığına yol açan kromozom anormallikleri saptanmıştır. Bunlar 1,14,19 ve 21 kromozomlarla ilgilidir. Kromozom 12 ise şüphelidir. Bu kromozomlardan kaynaklanan anormal proteinler tanımlanmıştır. Bu gelişmeler sonucunda beyinde 50 yaşları gibi erken ya da 80 yaşları gibi geç yaşlarda bazı anormal gelişmeler yaşanmaya başlar. Bunlar beyin kabuğundaki hızlı erime, beyin sıvısında artma ve beyin dokusunda anormal proteinlerin yarattığı plak oluşumlarıdır.
 
Alzheimer Hastalığının tedavisinde son yollarda büyük gelişmeler olmuştur. Bu tedavileri iki ana grupta toplamak mümkündür. Bunlar bellek bozukluğuna yönelik tedaviler ve davranış bozukluklarına yönelik tedavilerdir. Bellek bozukluğuna yönelik tedavilerde esas,beyinde bellek sistemiyle ilgili ana madde olan asetilkolin'den daha fazla yararlanma tedavisidir. Bu konuda ülkemizde ileri ülkelerin imkanları mevcuttur. Davranış bozuklukları arasında sık görülen depresyon ve psikotik bulgular içinde durum aynıdır.
 
Alzheimer Hastalığının tanısında genellikle geç kalınmaktadır. Bu da tedavi imkanlarını kısıtlamaktadır. Son yıllardaki tecrübelerim erken tanı konulan hastalarda ilerleme hızının kontrol altına alınabildiğini göstermektedir. Erken tanının konulabilmesi için de sadece bellek yakınmasının olduğu aşamada doktora başvurmak ve gerekli incelemelerden geçmek gerekir. Hastalık şüphesi duyulan durumlarda önleyici tedaviye başlamak yararlıdır.

Hazırlayan:

Prof.Dr.Oğuz TANRIDAĞ

 

 

 
İdrar Kaçırma Ve Fizyoterapi PDF Yazdır E-posta

Sample ImageKadinlarda özellikle gündüz ve uyanikken istemi disinda idrar kaçirma bu baslik altinda degerlendirilmektedir. Tanimda idrar kaçirmanin miktari yoktur ; çünkü hijyenik pet kullanmak zorunda olmasina ragmen yakinmayan kadinlarin yaninda ,damlama seklinde ve seyrek idrar kaçirmalarini bile büyük bir sorun olarak gören kadinlar da vardir. Böylece idrar kaçirmanin hastalik boyutu kadinin sosyal durumuna siki sikiya baglidir. Kirsal kesimde sorun yaslanmaya bagli dogal bir problem gibi görülerek doktora basvurulmazken ,kentlerde ve özellikle çalisan kadinlarda idrar kaçirma derin depresyon,yalnizlik duygusu ve sosyal iliskilerde daralmaya (idrar kokusu,islaklik hissi) yol açarak daha erken dönemlerde tedavi için doktora basvurmaya neden olmaktadir. Kadinlarin %25’inin hayatlarinin herhangi bir döneminde idrar kaçirdigi hesaplanmistir. Idrar kaçirma kadin tarafindan saklanan ve genellikle utanilacak bir sorun olarak karsimiza çikmaktadir. Bir arastirmada idrar kaçirmasi olan kadinlarin %70 ‘i doktora baska nedenlerle basvurdugunda yapilan muayene ve öykü alma sonucu idrar kaçirmanin varliginin tespit edildigi görülmüstür. Kadinlarin ömürlerinin uzamasi ile sorun daha da büyümektedir.
 
Idrar kaçirma baslica 3 ana grupta incelenir
 
Gerçek Stres Inkontinans (Kas, sinir güçsüzlügüne bagli)
Detrusor Instabilitesi (Mesanenin kontrol edilemeyen otomatik kasilmasi)
Karisik (her iki durumun da varligi)

Gerçek Stress Inkontinans

Daha çok dogum yapmis kadinlarda görülür. Kasik adalelerinin veya sinirlerinin dogum sirasinda zedelenmesi sonucu, mesane boynu öksürme, hapsirma, gülme, merdiven çikma, yük tasima, cinsel iliski sirasinda yer degistirerek veya kapanamayarak karin içinde artan basinçla hasta idrar kaçirir. Tedavi genellikle cerrahidir. Fizik tedavi (kasik adalelerinin güçlendirilmesi , elektrikle uyarma (stimulasyon), menapozdaki kadinlarda hormon tedavisi de uygulanabilir.

Detrusor Instabilitesi

Genellikle daha ileri yaslarda görülmesine ragmen, mesanenin tahris oldugu durumlarda (iltihap, tas, tümör vb) her zaman ortaya çikabilir. Bu hastalarda küçükken gece yataga iseme, gece uykudan uyanarak idrar yapma (normalde 2 kez olabilir), gündüz çok idrara çikma (normalde 6 kez) daha siktir. Su sesi ile idrar hissi veya sikisma olabilir. Genellikle fiziksel aktivite (gülme, konusma, hapsirma,öksürme, yük kaldirma, cinsel aktivite gibi) ile de tetigi çekilebilen ansizin idrar yapma hissi duyarak tuvalete kosan hasta tuvalet kapisinda idrarini tutamayip kaçirir. Tedavide cerrahinin yeri yoktur. Fizik tedavi (mesanenin yeniden terbiyesi), elektrikle uyarma (stimulasyon), ilaç tedavisi uygulanir.

Karisik Idrar Kaçirma

Yukarida bahsedilen her iki durum ayni hastada birlikte vardir. Her tedavi seçenegi de uygulanabilir. Önce ameliyat,sonra fizik tedavi, ilaç veya elektrikle uyarma veya önce fizik tedavi sonra ameliyat denenebilir.

Tanı
Hastanin idrar kaçirmasinin sekli ögrenilir. Daha sonra jinekolojik muayene yapilarak mesane, mesane boynu, vajen ve rahimde sarkma olup olmadigi, özellikle daha önce geçirilmis ameliyatlara bagli idrar yollarindan hazneye olusan kanalcik, fistüllerle olusmus sürekli kaçaklar olup olmadigi arastirilir. Bu islemlerden sonra hastanin idrar tahlili, iltihap açisindan idrar kültürleri yapilir. Bu tetkiklerde anormal bulgu tespit edilirse uygun tedavi yapilir. Daha sonra hastanin idrar kaçirmasini gözlemek için mesaneye bir miktar sivi verilerek veya sikismasi beklenerek ikindirma ile idrar kaçirma gözle görülmeye çalisilir. Idrar kaçirmanin varligini veya miktarini tespit edebilmek için ped test yapilabilir. Hasta bu test için 24 saatlik bir zaman içerisinde degistirdigi pedleri getirir. Pedlerin kuru ve islak agirliklari arasindaki fark hesaplanarak kaçirmanin varligi ve miktari tespit edilmeye çalisilir. Özellikle daha önce idrar kaçirma ameliyati olmasina ragmen idrar kaçirmaya devam eden hastalar ve ameliyat yapilacak hastalarda daha ayrintili bir inceleme olan Ürodinami yapilir. Bu islem sirasinda hastanin mesanesine yerlestirilen bir kateter ile tuzlu su verilerek dolma, kaçirma ve iseme basinçlari bilgisayar yardimiyla kaydedilerek rakamsal ve grafik olarak yazdirilir. Ürodinami son derece karmasik ve pahali bir test olmasi nedeniyle her hastaya uygulanmasi dogru degildir. Muayene ve hastalik öyküsünden faydalanilarak bazi tedaviler denenip sonuca göre ürodinami veya operasyona karar verilebilir.
 
 
FONKSİYONEL ELEKTRİK STİMULASYONU (FES)
Kadınlarda idrar kaçırma oldukça yaygın ve ciddi bir sorundur.
Yapılan araştırmalarda kadınların %25' i hayatlarının herhangi bir döneminde idrar kaçırma sorunu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu hastalıklara harcanan paranın yılda 17 milyar dolar olduğu düşünülürse olayın boyutları daha kolay anlaşılabilir.İdrar kaçırma çoğu zaman saklanan, utanılan veya yaşlanma ile doğal olarak ortaya çıkan bir durum olarak algılanmakta ve çözüm için yeterince gayret gösterilmektedir. Oysa %90 'dan daha yüksek oranda ilaç,fizik tedavi yöntemleri ve ameliyatlarla hastalar tedavi edilebilmektedir.Bu gün itibarı ile ülkemizde, yukarıda sayılan olanakların hepsini bulmak mümkündür. Ancak mutlaka hekim idrar kaçırma hastalıkları ile ilgili özel olarak yetişmiş olmalıdır.
Fonksiyonel Elektrik Stimulasyon (bazan Maximal Elektrik Stimulasyon) mesaneye özel frekanslarda alternatif ,düşük voltajlı elektrik akımı vererek ;

1)Mesane etrafındaki kasların güçlenmesi

2)Mesane kasının uyarılabilirliği azaltılması amacıyla kullanılan bir yöntemdir.

FES normal bir yatakta yatan hastanın vajinası içerisine yerleştirilen yuvarlak bir elektrot ile bu elektrota gelen akımın frekansını belirleyen bir modulatörden oluşmaktadır.Hasta hergün veya haftada 2kez 15-30 dakika cihaza bağlanarak 1,5 -3 ay süreyle tedavi görür.Bu süre sonunda özellikle mesanenin istemsiz kasılarak ,ani sıkışmayı takip eden idrar kaçırmalarında 5 yıl süreyle %70 'e varan düzelmeler bildirilmektedir.Doğumlara bağlı olarak ortaya çıkan kas güçsüzlüğü ve öksürük, hapşırma,gülme ile oluşan idrar kaçırma durumlarında da başarılı sonuçlar yayınlanmaktadır.Bu iki tip idrar kaçırma şekli hastaların %95 'ini oluşturduğu için uzun süreli ilaç tedavileri veya operasyonlardan önce hemen hemen hiç bir yan etkisi ve uygulama zorluğu olmayan FES'in denenmesi son derece mantıklı bir yoldur.FES uygun hasta seçildikten sonra hemşire nezaretinde uygulanan son derece ağrısız ve uyum oranı yüksek bir tedavi şeklidir.Ekonomik olarak da diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında son derece ucuz olduğu görülmektedir.FES uygulanması daha sonra uygulanacak bir tedaviyi olumsuz etkilemez

Kegel Egzersizleri
Bu egzersizin uygulanmasının amacı gülme, öksürme ve aksırma ile olan idrar kaçırmalarınızın kontrol altına alınması için bu bölgede görev yapan adalelerin güçlendirmektir.

Uygulamayı Öğrenme:

Tuvalette klozete oturunuz. Bacaklarınızı normal rahat pozisyonda birbirinden uzak konumda tutunuz. İdrarınızı yapmaya başladıktan sonra bacaklarınızı oynatmadan idrarınızı tutmaya çalışınız. İlk denemede başarılı olamazsanız, tekrarlayınız. İdrarınızı tuttuğunuz esnada kasılmalarını hissettiğiniz adale grubu egzersizde kullanılması istenilen adalelerdir. Böylece egzersiz esnasında yapılacak hareketi ve kasılacak adaleleri saptamış olacaksınız.

Uygulama:

İstenilen adale kasılmasını sağlayan hareket doğru olarak öğrenildikten sonra, bu adaleleri kasınız ve yavaşça 10’a kadar sayılarak kasılı tutunuz. Takiben adaleleri gevşetiniz ve bu halde tekrar 10’a kadar yavaşça sayınız. Sonra egzersize bu işlemleri tekrar ederek devam ediniz. Zaman içinde yavaş yavaş bu kasılma periyotlarını artırarak günde 3 kere 50-75 kasılma olacak şekilde egzersize devam ediniz. Egzersiz esnasında sayı saymak elverişli olmuyorsa yeterli egzersiz için 15-20 dakika egzersiz yapmanız uygundur. Egzersizin etkinliğini ancak 3-6 ay süre ile düzenli uygulama sonrasında görebilirsiniz.

Sample ImageBu eksersizleri uygularken gün içinde zaman zaman kısa süreli (2-3 saniyeyi geçmeyen) maksimum kuvvette adale kasılmaları yaparak egzersize katkıda bulununuz. Egzersize bu kısa süreli kuvvetli kasılmaların eklenmesi ağır kaldırma, öksürük ve aksırma durumlarında idrar kaçırmanızın önlenmesi açısından size yararlı olacaktır. Bu eksersizler; mesanenizin dolu olduğunu hissettiğiniz dönemde uyguladığınızda,daha etkili olmaktadır. Diğer bir deyişle, günlük yaşantınızda idrar kaçırmanıza neden olan durumlara benzer koşullarda uyguladığınız egzersizlerle adalelerinizin güçlenmesini gerçekleştirecek; gerçekte ihtiyaç duyduğunuz durumlarda onların daha etkin kasılmasını sağlayacaktır.

Öneriler:

Bu egzersizleri günün herhangi bir zamanında yapabilirsiniz. Düzenli uygulamanız ve unutmamanız için bu egzersizlere her gün daha önceden planladığınız belirli bir zamanı ayırmanız uygun olacaktır. Bu egzersizi yatarken, otururken veya ayaktayken uygulayabilirsiniz. Ancak günde uyguladığınız üç eksersiz küründen en az birini ayaktayken yapmanız yerinde olur. Çünkü günlük yaşamda idrar kaçırma daha çok ayakta dururken gerçekleşmektedir. Aylar süren egzersize ve tedaviye rağmen idrar kaçırma şikayetinizde hiçbir düzelme olmuyorsa, daha ileri düzeyde değerlendirilmeniz gerekmektedir.


 

 
Gelişimsel Kalça Çıkığı ( Displasizi ) PDF Yazdır E-posta
Sample ImageZamanla kalça disloke olur ve kalça, etrafindaki degisiklikler nedeniyle redükte edilemez. Hastalik ileri çocukluk yada adölasan dönemde daha belirgin olur (ör. Disloke) yada zayif asetabuler örtünme gelisebilir, ve ismi kalçanin displazisi olur.
GKD zamanla gelisen bir hastaliktir. Kalça ile ilgili yapilar embriyogenezis süresince normal gelisir. Ancak zamanla fetal pozisyon, dogumda kalçanin durusu (anormal femur basi pozisyonu ve gelisen kalçada anormal güçlerin etkisi) ve kalça etrafindaki ligamentöz laksisite gibi nedenlere bagli olarak bozulur.
Eski terim olan Dogustan Kalça Çikigi, dogumda kalçalari normal olan bebeklerin zamanla kalçalarinda displazi, subluksasyon yada dislokasyon gelismesi üzerine 1989 yilinda Klisic’in önerisiyle yerini Gelisimsel Kalça Çikigina (Displazisi) birakmistir.
Dislokasyon; femur basi ile asetabulum arasinda hiçbir iliskinin olmamasidir.
Subluksasyon; femur basi ile asetabulum arasinda iliski tamamen yok olmayip azalmistir.
Displazi; asetabulum gelisimindeki yetmezligi ifade eder.
 
Artroskopik Menisektomi sonrası Rehabilitasyon PDF Yazdır E-posta

Artroskopik Menisektomi sonrasi Rehabilitasyon (postop. 4-6 hafta)
Faz 1) Agri ve Ödemin Kontrolü
Amaç: -Agrinin kontrolü
-Effüzyonun kontrolü
-Hareket açikliginin kazanilmasi (ilk 2 haftada 1300 )
-Tolere edildigi ölçüde mobilizasyon
-Atrofinin engellenmesi ve kas kontrolü
Tedavi: - NSAI
- Kuadrisepse elektriksel stimülasyon
- Hareket açikligi egzersizleri (pasif ve aktif asistif)
- Patellar mobilizasyon (4 yöne)
- Izometrik Kuadriseps ve Hamstring egzersizleri (çok açida)
- Düz bacak kaldirma (baslangiçta dirençsiz)
- Kalça abdüktör, addüktor ve ekstansörlere dirençsiz hareket açikligi
egzersizleri (yatarak)

Faz 2’ye geçis kriterleri:
-Agrinin ve effüzyonun azalmasi
-Hareket açiliginin en az 1200 olmasi
-Kuadriseps kontrolünün iyi olmasi
-Tam yük vererek ambulasyon
-Izometrik kuadriseps kuvvetinin saglam tarafin en az %60’i olmasi
Faz 2) Kuvvetlendirme ve Kardiyovasküler Dayaniklilik
Amaç:
-Tam hareket açikliginin kazanilmasi
-Kuadriseps ve hamstring kas kuvvetinin kazanilmasi
-Kardiyovasküler dayanikliligin gelistirilmesi

Tedavi: -Faz 1’deki egzersizlere devam edilir
-Kuadriseps, hamstring ve kalça dirençli egzersizleri baslatilir
-Izokinetik egzersizlere baslanir
-Kardiyovasküler dayaniklilik için bisiklet egzersizlerine geçilir

Faz 3’e geçis kriterleri:
-Agri ve effüzyonun olmamasi
-Tam hareket açikligini kazanilmasi
-Izokinetik kuadriseps kuvvetinin saglam tarafin en az %80’sini olmasi

Faz 3) Spor Öncesi Hazirlik ve Spora Dönüs
Amaç:

- Kas kuvvetinin kazanilmasi
- Kardiyovasküler dayanikliligin kazanilmasi
- Sportif aktivitelere geçisin kontrolü

Egzersizler:
- Dirençli egzersizlere devam edilir
-Izokinetik egzersizlere devam edilir (eksentrik çalismalar eklenir)
-Kosu egzersizleri baslatilir
-Fonksiyonel spora özgü hareketler baslatilir.

Spora Dönüs Kriterleri:
- Agri ve effüzyon olmamali
- Tam hareket açikligi ulasilmis olmali
- Kas kuvvetinin saglam tarafla farkinin %20’den az olmasi
- Fonksiyonel hareketlerin tam olarak yapilabilmesi


kaynak:pubmed,actaortopedica,http://www.saglikansiklopedisi.com/,ms dernegi,pediatri dernegi

 

Sample Image

 
Whiplash Yaralanmaları ( Kamçı Yaralanmaları ) PDF Yazdır E-posta
Sample ImageMotorlu tasit kazalari esnasinda, önden yada arkadan çarpmalar sonucu, bas ve boyun ani olarak öne veya arkaya hareket eder. Ani fren yapmalarda da bu durumlar olabilir. Ciddi yaralanma ile sonuçlanmayan trafik kazalarinin en az %20 sinde kazadan sonra boyun, omuzlar, kollar ve basa yayilan agrilar olur. Bu insanlarin yaralari bir sekilde iyilesirken, önemli bir kismi daha sonra ciddi agrili durumlarla karsilasirlar. Hatta bazi durumlarda olay ciddi sakatliklarla bile sonuçlanabilir.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 37 - 45 Toplam: 129

Giris Formu