|
Tarsal tünel sendromu posterior (arka) tibial sinirin topuğun iç yanındaki çıkıntının hemen altında flexor retinakulum altındaki dar tünelde sıkışmasıdır. Eldeki karpal tünel sendromunun ayakta görülen şeklidir. Tarsal tünel; topuğun iç malleolunun (çıkıntı) hemen altından geçer. Tarsal tünelden posterior tibial sinirin yanısıra, ayak baş parmağına ve parmaklara fleksiyon (bükülme hareketi) yaptıran kasların tendonları da geçer.
|
|
|
Ulnar sinirin dirsek seviyesinde sıkışmasıdır. Duyu kusuru özellikle 5. parmağın tamamında ve 4. parmağın ulnar tarafında olmak üzere her iki parmağında hem palmar hemde dorsal yüzünde belirgindir. % 20 vakada sinirin duysal inervasyonuna bağlı olarak duyu kusuru 3. parmağa kadar yayılabilmektedir.Parestezi şikayeti genelde elbileğinin proksimaline yayılma göstermez. Duyu bozukluğu kas gücü kaybından daha belirgin olup, kas gücü kaybı olan hastalarda yetersiz ulnar deviasyondan dolayı kaba kavrama bozulmuştur. İki nokta ayırımının bozulması duyu muyanesinde oldukça önemlidir. Duyu kusurunun sadece palmar yüzde bulunması sıkışmanın bilek seviyesinde olduğunu düşündürmelidir. Bilek seviyesinde veya daha distaldeki ulnar sinir sıkışmalarında, elin dorsal yüzünün duysal inervasyonunu sağlayan dorsal kutanös dalların kurtulması bu bölgedeki duyunun normal kalmasının sebebidir. Medial önkol duyu kusurundan şikayet eden hastalarda brakial pleksusun medial kordundan kaynaklanan antebrakial kutanös sinir, alt brakial pleksus ve spinal kord lezyonları ayırıcı tanıda dikkate alınmalıdır.Fizik muayenede 1. dorsal interosseos ve hipotenar bölgedeki atrofi dikkat çekicidir. İleri vakalarda son iki parmak metakarpofalangeal eklem hiperekstansiyonu ve interfalangeal eklem hiperfleksiyonu ile ortaya çıkan ve pençe eli deformitesi bu hastalar için oldukça tipik görünümdür.Dorsal, palmar interosseos kaslarda ve adduktor pollisiste kas gücü kaybı mevcuttur. I. dorsal interosseos, adduktor pollisis ve fleksor pollisis kas gücü kaybına bağlı olarak lateral kavrama bozulmuş olup, lateral kavramada fleksor pollisis longus kası kullanılır. Böylece lateral kavramada I. parmağın lateral kenarı yerine parmak ucu kullanılır (Froment's sign). Radial sinir paralizisinde metakarpofalangeal eklemler sabitlendikten sonra parmakların abduksiyon ve adduksiyonunun değerlendirilmelisi, radial sinir paralizisinin ulnar sinir paralizisi olarak değerlendirilmesi hatasını önleyecektir. |
|
 Bu hastalık adını 19. yüzyıl başlarında yaşamış ve onu tarif etmiş olan Fransız cerrahı Baron Dupuytren'den almıştır. özelliği cildin altındaki dokunun üstünün sertleşmesidir (palmar fascia).
Belirtiler
- Bir veya birkaç parmağı açamamak,
- Avuç içinde küçük bir şişkinlik veya sertlik.
Dupuytren kontraktürü genellikle ağrılı değildir, fakat elde ilerleyen bir deformasyon meydana getirebilir. Aynı zamanda ayak tabanında da buna benzer doku sertleşmesi ve çekmesi görülebilir. Bu rahatsızlık en çok yüzük parmağı ve küçük parmakta oluşur fakat herhangi bir parmağı, ayak tabanını hatta penisi etkileyebilir.
Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Fakat kalıtım öğesi güçlü görülmektedir. Çünkü bu problem aynı ailenin bireylerinde daha fazla görülür. Bir diğer ortak özellik, orta yaşlı erkekler olup bazıları alkolik veya epileptiktir. Bu bağlantının nedeni bilinmiyor. Tek bir travmatik olaya bağlı olma ihtimali fazla değildir. |
|
|
ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI) |
|
|
|
|
Her yıl sezonun açılması ile beraber doktora müracaatı en sık artan hastalıklardan birisi olarak bilinir. Topun parmağın uç noktasına çarparak parmağın aşağıya ve avuç içine doğru bükülmesi sonrasında oluşan bu durum ‘mallet finger=çekiç parmak’ olarak ta bilinir. Spor dışında parmak ucuna gelen diğer travmalarda aynı probleme sebep olabilirler. Parmaklar normal şartlarda avuç içine doğru sadece 35-40 derece bükülebilirler.Parmağa hızla çarpan top parmağın bu derecelerin üzerinde bükülmesine sebep olarak,bu hareketin yapılmasından sorumlu olan tendonun yırtılmasına sebep olur.Zaman zaman topun hızı o kadar yüksek olur ki bu darbe sonrasında tendonun kemiğe yapışma yerinden kemiğin ayrışmasına veya küçük kemik parçacıkların kopmasına dahi sebep olabilir.Tendon koptuğu zaman parmak yukarıya doğru kaldırılamaz ve aşağıya doğru bükük şekilde kalır. |
|
|
Gelişimsel Kalça Çıkığı ( Displasizi ) |
|
|
|
Zamanla kalça disloke olur ve kalça, etrafindaki degisiklikler nedeniyle redükte edilemez. Hastalik ileri çocukluk yada adölasan dönemde daha belirgin olur (ör. Disloke) yada zayif asetabuler örtünme gelisebilir, ve ismi kalçanin displazisi olur. GKD zamanla gelisen bir hastaliktir. Kalça ile ilgili yapilar embriyogenezis süresince normal gelisir. Ancak zamanla fetal pozisyon, dogumda kalçanin durusu (anormal femur basi pozisyonu ve gelisen kalçada anormal güçlerin etkisi) ve kalça etrafindaki ligamentöz laksisite gibi nedenlere bagli olarak bozulur. Eski terim olan Dogustan Kalça Çikigi, dogumda kalçalari normal olan bebeklerin zamanla kalçalarinda displazi, subluksasyon yada dislokasyon gelismesi üzerine 1989 yilinda Klisic’in önerisiyle yerini Gelisimsel Kalça Çikigina (Displazisi) birakmistir. Dislokasyon; femur basi ile asetabulum arasinda hiçbir iliskinin olmamasidir. Subluksasyon; femur basi ile asetabulum arasinda iliski tamamen yok olmayip azalmistir. Displazi; asetabulum gelisimindeki yetmezligi ifade eder. |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 28 |