Bel Fıtıgı Ameliyatı Sonrası

Çarşamba, 03 Ağustos 2011 06:55 yönetici
Yazdır PDF





AMELİYAT ÖNCESİ GEREKLİ TETKİKLER NELERDİR?

Ayrıntılı klinik muayene, direkt röntgen ve bel bölgesinin MR tetkiki mutlaka gereklidir. Bel bölgesinin bilgisayarlı tomografisi, EMG (sinir elektrosu) ve romatizmal laboratuvar testleri bazen lazım olabilir.



AMELİYAT SONRASI AYAĞIM FELÇ OLUR MU?
Ayakta ameliyat sonrası felç gelişmesi mikrocerrahi ve endoskopik diskektomi teknikleriyle mümkün değildir. Ancak çok geciken ve ameliyat olmama konusunda ısrarcı hastaların bir çoğunda, sinirin sıkışarak beslenmesinin bozulması sonucu , ayakta ileri derecede kuvvetsizlik gelişir ve bu durum yeterince uzun sürerse, ameliyat sonrası da kalıcıdır. Bu gecikme 3 ay- 3 hafta- hatta 3 saat bile olabilir. Ameliyat, hastanın sıkışan sinirindeki hasar oluşmasını önler. Oluşmuş sinir hasarını düzeltmez. Dolayısıyla ameliyat sonrası ağrıları geçen ve ayağa kalkan hasta, ameliyat öncesi kuvvetsizlik gelişmiş ayağının düzelmediğini görerek, felç olduğunu düşünür.


AMELİYAT SONRASI BEL FITIĞIM TEKRARLAR MI?
Ameliyat sonrası aynı mesafeden fıtığın tekrarlaması %2-3 oranındadır. Ancak bir üst veya alt mesafelerden bel fıtığının tekrarlamasına daha çok rastlanır. Bu durum hastanın genetik özellikleri, çalışma şartları, sigara içilmesi, kilo alması gibi birden fazla etkene bağlıdır.


AMELİYAT SONRASI AĞRIM OLACAK MI?
Ameliyat biterken tüm cerrahi sahanın lokal anestezik maddelerle uyuşturulması neticesinde için 4-6 saat boyunca ağrı görülmemektedir. Takiben belinizde orta derecede ağrı olacak, ağrı kesiciler genelde yeterli olacaktır. Ancak bu durum kişinin ağrı eşiğiyle ilgili olup, değişkendir. Ağrı eşiği düşük hastalarda, yağa emdirilmiş morfin uygulamasıyla, ilk saatlerdeki ağrı kesilmesini uzatır.

 

AMELİYAT SONRASI EVE DÖNÜNCE NELERE DİKKAT ETMELİYİM?
Eve dönerken, arabanın ön koltuğunun yatırılmasıyla şöförün yanına düz olarak uzanmaları en kolay ve rahat yöntem olarak gözüküyor. 7-10 gün arasında yatak istirahati önermekteyiz. Bu dönemde, ihtiyaçlar dışında oturma tavsiye edilmez. Hasta evin içinde ayakta dolaşabilir veya yatar. Oturma pozisyonu belin dik olmasıyla kolaylaşır, bunun için daha yüksek sandalye tercih edilmelidir. Verilen ağrı kesici ilaçların düzenli olarak kullanılması , ağrıyı gelmeden önlediği için daha etkilidir. 3. günden sonra yıkanabilirsiniz. Özel dikiş tekniğiyle yara bakımı ve pansuman gerekmez. Diyet konusunda bir kısıtlama yok, ancak ameliyat olan hastalara kilo almamaları konusunda uyarı gereklidir. Çünkü vücut ağırlığının 2/3 kadarını karşılayan bel bölgesidir. Bu ağırlığın ve yükün artmaması hastanın lehinedir. Gelen ziyaretçilerin uzun süreli kalması ve özellikle öpüşme adeti sakıncalıdır. Ameliyat sonrası bağışıklık sisteminin yara iyileşmesi gibi oldukça ciddi bir uğraşı nedeniyle, basit viral enfeksiyonlar dahi hastada daha ağır geçebilir, yükselen ateşin sebebinin bir gribal enfeksiyon mu yoksa yaranın iltahabı mı olduğunun anlaşılması zorlaşır. 10. günden sonra evden dışarı çıkarak, yürüyüşlere başlayabilirsiniz. Önerilen egzersiz lerede 2. haftadan itibaren başlayabilirsiniz. Araba kullanmaya 3. haftadan itibaren başlanılabilir. Cinsel yaşantı, 2.haftadan itibaren normale dönebilir. Ağır yük kaldırmak gibi işleri olmayanlar, 2-3.haftadan itibaren işlerine dönebilirler.



AMELİYAT SONRASI BEKLENTİLER VE KISIR DÖNGÜ: Ameliyatın bitmesini takiben ilk saatlerde, hasta ve yakınlarının “ sağ salim ameliyat bitti” beklentisi gerçekleşir ve rahatlarlar. Özellikle bel fıtığına bağlı ayak ağrısının geçmesi, hastanın hekimine ve yapılanlara güvenini sağlar. Ertesi gün eve giderken, ameliyattan beklediği zorlukların yanında, “ben neden bundan korktum?” da “ bunca zaman bekledim” , pişmanlığını yaşanır. Eve dönerek istirahat döneminin başlamasıyla, birdaha böyle bir hastalıkla karşılaşmamak konusunda kendisiyle hesaplaşmaya başlar. O anda farkına vardığı şey, gün içinde karşılaşacağı bir çok davranış şekli ve uygulamalarının yanlışlığıdır. Yanlış ağır yük kaldırmak, tezcanlı davranışlarıyla hastalığını tekrar canlandırmak gibi bir korkuya kapılır. Kafasında beliren ve gelecek yaşantısını kısıtlayacak gibi görünen bu davranış biçimleri karamsarlık yaratır. Bu dönemde psikolojik destek gereklidir. Hastalığının tekrarlayacak korkusuna kapılma- ması konusunda yardım gerekmektedir. İşte tam bu dönemde ilk kontrolü için hekimiyle karşılaş- ması çok önemlidir. Kafasında şüphe uyandıran her konuda tam ve doğru cevap alırsa üzerindeki karamsarlığı atar. Eğer verilen cevaplardan tatmin olmassa, hastalığının tekrarlama korkusuyla gerçekte var olmayan ağrılar ortaya çıkar, karın ağrısı, baş ağrısı gibi her tür şikayetinin altında bel fıtığının yattığını düşünür. Bu kısır döngü döneminin atlatılması, hastanın görevlerini yeterince yerine getirebilmesi konusunda desteklenmesiyle mümkündür. Gerekirse günlük işlerini nasıl gerçekleştirmesi konusunda yeni yöntemler ve uygulamalar bularak, işe yararlılığı konusunda öz güveni sağlanmalıdır. İlk aylarda hastalığım tekrarladımı korkusuyla geri gelen bir çok hastamda saptadığım ilk şey bu karamsarlık kısır döngüsüdür. Bu dönemi atlatan hastalarda hastalık 2-3. aylardan itibaren kendisini unutturmayan başlar ve kişi yeni yaşamına adapte olur.


AMELİYAT SONRASI HAMİLE KALABİLİR MİYİM?
Ameliyat sonrası komplikasyon gelişmeyen ve mevcut kilosunu koruyan hastalar 6ay- 1 sene sonra hamile kalabilir ve normal doğum yapabilirler

 

http://www.akduygu.com/index.php/bel-ft/bel-fitigi-ameliyati-sonrasi.html

Rehamer Fizik Tedavi Merkezi

Sosyal Paylasım

| Tasarim zkan AKIR |
Yayinlanan yazilarin izin alinmadan kopyalanmasi ve kullanilmasi 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina gre sutur.